

























Ürünler hakkında ayrıntılı bilgilendirmeler için sayfayı lütfen aşağıya kaydırın.
ZEYTİN ÜRÜNLERİ HAKKINDA
| ÜRÜNLER HAKKINDA | İlçemizde zeytinyağı ile birlikte, siyah zeytin, yeşil zeytin çeşitleri geleneksel yöntemlerle üretilmektedir. Zeytinyağının kalitesine göre sınıflandırılarak, mümkün olduğunca perakende şekilde ve markalanarak satılması uygundur. Zeytinyağları 1 asit altında ayrı, 0,5 dizyem ve altında ayrı sınıflandırılmalıdır. İlçemizde yaygın organik zeytin üretimi ve geleneksel yöntem öne çıkarılmalıdır. |
| SUNUM ÖZELLİKLLERİ | Zeytinyağları kalite özelliklerine göre sınıflandırılmalı ve buna göre fiyatlandırılmalıdır. Zeytinyağı asidinin ölçümünde 1 birimin altında olanlar cam şişelerde 2 litre ve altında şişelenmek için daha uygundur. Ölçümde 0,5 dizyem altı ve soğuk sıkım ürünler özel ürün olarak sunulmalıdır. Zeytinlerin cam kavanozlarda ev yapımı usulü özel ürün olarak sunulması daha avantajlıdır. |
Ayvacık Geleneksel Üretimde Zeytinyağı Çeşitleri
Zeytinyağları sunumunda aşağıdaki sınıflandırılmalar ile etiketlenmeli ve müşteri/fiyat seçenekleri çeşitlendirilmelidir.
Soğuk Sıkım Zeytinyağı: Zeytin yağından ayrıştırılırken üretim süreçlerinde sıcak su yerine soğuk suyun kullanıldığı zeytinyağlarıdır. Bu zeytinyağlarında zeytine oranla verim düşük olurken, zeytinyağı daha meyvemsi bir tada sahip olacaktır.
Taş Baskı Zeytinyağı: Zeytinyağının hazırlanma aşamasında zeytinin ezilmesi dairesel taşlar ile olduğundan ürün bu ismi alır. Üretim hacmi modern makinelerin gerisinde kalacağından da daha çok butik üretim ürünler olarak değer görmektedir.
Natürel Zeytinyağı: Zeytin işlenme aşamalarında herhangi bir kimyasal işleme tabi tutulmaksızın yalnızca ezme, yıkama, sıkma gibi fiziki işlemler geçirilerek zeytinyağının alınması ile oluşur.
Erken Hasat Zeytinyağı: Zeytin aroması yüksek, rengi daha çok yeşile yakın bu yağ gastronomide mezeler ve salatalar için tercih edilmektedir. Zeytinde yağ oranının da yüksek olmadığı Ekim-Kasım aylarından ürün alınır. Hasat yılındaki iklim şartlarına dolayısıyla zeytinin olgunlaşmasına göre farklılık gösterecektir.
Virgin ve Extra Virgin Zeytinyağı: Zeytinyağı içindeki oleik asit miktarının 1’den az ölçüldüğü ürünler virgin, 0,5 altında ölçülenler extra virgin olarak sınıflandırılmalıdır.
Organik Zeytinyağı: Ürünlerin yetiştirilmesi ve hazırlanışında herhangi bir kimyasal maddenin kullanılmadığını yapılan ölçümler ile ispatlandığı yağlardır.
UNLU ÜRÜNLER HAKKINDA
| ÜRÜNLER HAKKINDA | Erişteler sade, pancarlı, ıspanaklı,havuçlu,domatesli, kapya biberli seçenekler ile birlikte yöreye has arapsaçı otu, kekik, nane gibi kokulu otlarla zenginleştirilebilir. Geleneksel tarhana ile birlikte probiyotik özellikli yaş tarhana sunulabilir. Yöremizde yapılan kuru mantı atıştırmalık ürün olarak sunulabilir. Yöresel ev ekmeğimiz dayanıklı yapısıyla e-ticaret için uygundur. |
| SUNUM ÖZELLİKLLERİ | Geleneksel unlu mamülleri paketlemek için keten ve pamuk keseler kullanılabilmektedir. Bu tarz paketleme ürünlerinde ürünün nemden korunmasına dikkat edilmelidir. Kraft kilitli pencereli paketler de unlu ürünlerin paketlenmesi için iyi bir seçenektir. Bu paketlerde ürününüzü markalamak için etiket yapıştırmak daha kolay olacaktır. |
Türk Mutfağındaki Erişte Çeşitleri
Şekline Göre
İç Malzemesine Göre Erişte Çeşitleri
- Sade ev eriştesi
- Kepekli ev eriştesi
- Karışık sebzeli çorbalık ev eriştesi
- Biberli ev eriştesi
- Domatesli ev eriştesi
- Havuçlu ev eriştesi
- Ispanaklı ev eriştesi
- Kırmızı pancarlı ev eriştesi
- Mor havuç püreli ev eriştesi
- Zerdeçallı ev eriştesi
- Isırganlı ev eriştesi
- Domatesli ve kapya biberli ev eriştesi
- Siyez unlu ev eriştesi
- Enginarlı ev eriştesi
- Balkabaklı ev eriştesi
- Topan karakılçık buğdayı unlu ev eriştesi
Yörelere Göre Çeşitleri
- Devrek eriştesi
- Urla eriştesi
- Söke eriştesi
Tarhana yapımı
Yörelere göre değişmekle birlikte genellikle şu şekilde yapılır. Yoğurt, kurutulmuş nane, buğday unu, kurutulmuş kırmızı biber, yeşil biber, istenirse soğan iyice kıyılıp parçalanarak karıştırılır. Ovularak hamur hâline getirilen harç, bir kap içinde üstü bir bezle örtülerek mayalanması ve kabarması için en az bir hafta bekletilir. Bekleme süresi tarhananın türünü belirler. Görece daha uzun süre mayalanmaya bırakılan tarhana ekşi tarhana olur, daha az bekletilerek kurumaya alınan (işleme sokulan) tarhana tatlı tarhana olur. Mayalanan harç, parçalar hâlinde bir Yörük dokuması ya da bez üzerine dizilir ve açık havada, gölgelik bir yerde kuruması beklenir. Kuruyunca da elle ovulup toz haline getirilerek, bazı yörelerde ise daha büyük parçalar ya da simit hâlinde kurutularak saklanır.
Tarhana Nedir?
Tarhana buğday unu, yoğurt, biber, tuz, soğan, domates ve aroma verici bitkisel maddelerle yoğrulan hamurun fermente edildikten sonra kurutulması, öğütülmesi ve elenmesi ile elde edilen bir gıdadır.
Tarhana Orta Asya’dan göçen Türkler ve Moğollar tarafından Anadolu’ya gelmiş ve Osmanlı İmparatorluğu döneminde Irak, İran ve yakın komşuları dahil doğu ülkelerine ve Rumeli üzerinden Yunanistan, Macaristan ve Finlandiya gibi batı ülkelerine yayılmıştır.
Tarhana Çeşitleri
Ülkemizde yaklaşık 50 çeşit tarhana olduğu bilinmektedir. Bunlardan bazıları; Ege, Trakya, Gediz, Sivas, Maraş, Beyşehir, Kastamonu yaş, göce, göçmen, kiren (kızılcık), hamur, et, süt, üzüm tarhanaları ve top, ak, kıymalı, şalgamlı ve pancarlı tarhanalardır. Bu çeşitlilik yöresel olarak kullanılan hammaddedeki değişiklikler ve sunum şeklinden kaynaklanmaktadır.
- Ege Tarhanası: Halk arasında harç olarak adlandırılan domates, biber, soğan ve aroma verici otların kaynatılması ile elde edilen sebze karışımının, soğutulduktan sonra yoğurt ve un ile karıştırılması ve bu şekilde hazırlanan hamurun farklı sürelerde fermantasyona bırakılması sonucu elde edilir. Ufak parçalar haline getirilen hamur, bir çarşaf üzerine serilerek güneşte kurutulur, elekten geçirilip inceltildikten sonra tekrar kurutulur ve bu şekilde elde edilen tarhana, yaklaşık iki sene bozulmadan muhafaza edilebilir.
- Göce Tarhanası: Ankara, Maraş, Muğla ve Aydın yörelerinde yaygındır. Göce tarhanasının üretiminde buğday yarması çiğ olarak veya az su ve tuz ile pişirilip, ılık halde bol miktarda yağlı veya yağsız torba yoğurdu ile karıştırılıp fermantasyona bırakılmaktadır. Süre sonunda hamur, iri parçalar halinde çarşaf üzerine serilerek kurutulmaktadır. Elde edilen bu tarhanaya bazı yerlerde “top tarhana” da denilmektedir. Malatya’da kara mercimeklisi, kavurmalı ve ıspanaklısı da yapılmaktadır. Ayrıca yarma buğdaylı tarhananın bu ilde çerez şeklinde tüketimi de mevcuttur.
- Top Tarhana: Isparta’da top tarhana yapımında dövülmüş buğday, dereotu ve tuz ile suda kaynatılıp şişirilir. Soğuduktan sonra yoğurt, nane, maydanoz ile yoğrulur. Bir bezin üzerine yumurta büyüklüğünde parçalar halinde döşenir ve kurutulur. Pişirileceği zaman akşamdan ılık suya salınır. Ertesi gün haşlanmış nohut ve börülce ilave edilerek bir süre kaynatılır. Sonra kızdırılmış yağ ve salça eklenir.
Tarhana, Sağlık ve Depolanması
Tarhana ve çorbası içerdiği besin değerleri sebebiyle aile ve toplum sağlığı için oldukça önemli bir yere sahiptir. Tarhana denilince akla ilk gelen yöre Uşak bunu öyle kabul etmiştir ki, tarhana ve çorbasının içinde “18 doktor” olduğunu söylemektedirler. Bu üründe A, B, B1, B2, B6, C, D, E, K, N vitaminleri ile çok sayıda aminoasit bulundurmaktadır. Tarhana ana bileşeni olan un ve yoğurdun esansiyel aminoasitler bakımından birbirlerini tamamlamaları sayesinde daha yüksek kaliteli protein kaynağı olmaktadır. Ayrıca tarhana kalsiyum, demir ve çinko bakımından da oldukça zengindir.
Araştırmacılar tarhananın, özellikle bebekler, oyun-okul çağı çocuklar ve protein gereksinimi yüksek olan risk altındaki kişiler için yararlı bir gıda olduğunu söylemektedirler. Ayrıca tarhana fermente bir gıda olduğundan yoğurt içerisinde bulunan laktozun da laktik aside dönüşmesi ve süte göre çok daha düşük düzeyde laktoz içermesi nedeniyle laktoz intoleranslı hastalar tarafından da kullanılabilmektedir.
Tarhana kurutulduktan sonra evlerde çeşitli iriliklerde öğütülerek bez torbalarda, fıçılarda (Kahramanmaraş yöresinde), kavanozlarda serin, ışık almayan, rutubetsiz ortamlarda depolanmaktadır. Depolama koşullarının uygun olması durumunda 6 ay ile 2 yıl arasında renk, koku, mikrobiyolojik özelliklerinde değişme olmadan saklanabilmektedir. Tarhananın depolama süresinin artmasında rol oynayan en önemli faktörler kurutma işleminin iyi yapılması, hijyenik koşullarda üretilmesi ve depolama koşulları boyunca hijyen ve ortam koşullarının uygun olmasıdır.
KONSERVELER HAKKINDA
| ÜRÜNLER HAKKINDA | Geleneksel konserve yöntemi ile hazırlanmış gıdaların talebi yaygındır. Yöremizde geçmişten beri hazırlanan zeytinyağlı yemekler özel bir talebe sahiptir. Yeşil fasulye, bamya, bezelye, mısır, nohut gibi ürünlerin konserve olarak talebi yaygındır. Çeşitli özel tarif soslar, doğal otlardan ürünlerle konserveler farklılaştırılarak, çeşitlendirilebilir. |
| SUNUM ÖZELLİKLLERİ | Geleneksel yöntemler ile hazırlanan konserve ürünler cam kavanozlar ile sunulmalıdır. Ürünlerin geleneksel yöntemler ile hazırlandığı, yöremiz zeytinyağı kullanıldığı sunumda vurgulanmalıdır. Ev ürünü olan ürünlerin paketlenmesinde bu özelliklerinin korunmasına dikkat edilmelidir. Ürünlerin azami 1 kg ağırlığında hazırlanarak sunulması avantajlıdır. |
Konserve Gıdalar
Konserve Gıdalar
Konserve, ham maddenin bir takım ön işlemlerden sonra, teneke kutulara, cam kavanozlara veya amaca uygun benzer kaplara doldurulması, kapların hava almayacak şekilde (hermetikli) kapatılması ve ısıl işlemlerle (pastörizasyon veya sterilizasyon) bozulma yapabilen mikroorganizmaların öldürülmesi yoluyla üretilen dayanıklı bir üründür.
Konserve çeşitleri:
• Sebze konserveleri
• Meyve konserveleri
• Hazır yemek konserveleri
• Haşlanmış kurubaklagil konserveleri
• Salata ve meze konserveleri ayrıca
• Reçel, marmelat, turşu, meyve suyu vb. gıdalara da konserve işlemi uygulanmaktadır
Yeterli ve dengeli beslenmenin ön koşullarından biri tüketilen besinlerde dört ana besin grubu göz önüne alınarak çeşitliliği sağlamaktır. Özellikle kış aylarında, besinlerde çeşitliliği sağlamak, lezzet ve görünüm bakımından tüketilebilirliği artırmak, besinlerin hazırlanmasında ve pişirilmesinde zaman tasarrufu ve ekonomi sağlamak amacıyla konserve besinlerin tüketimi artmaktadır. Sebze ve meyvelerin bol olduğu yaz mevsimi sonrasındaki şu günlerde, kışın tüketmek amacıyla sebze ve meyve konserveleri, turşu gibi besinler hazırlanmaktadır. Ancak bu besinler satın almadan tüketime kadar geçen aşamalarda sağlıklı hazırlama ve pişirme yöntemlerinin uygulanamaması ve hijyenik koşulların yeterince sağlanamaması nedeniyle sağlığa zararlı hale gelebilmekte ve sağlığımız için gizli bir tehlike oluşturabilmektedir.
Kaliteli bir ürün elde etmenin ilk kuralı, amaca uygun kaliteli ve taze ham madde kullanılmasıdır.
Sofralarımıza çeşitlilik katarken sağlığımızı da koruyabilmek için konserve ve turşu gibi salamura besinlerin hazırlanması, saklanması ve tüketilmesinde dikkat edilmesi gereken hususlar aşağıda belirtilmiştir.
1. Asitliği düşük fasulye, bezelye gibi besinlerin konservesi hazırlanırken mutlaka basınçlı tencere kullanılmalıdır.
2. Konserve yapımında ısıya dayanıklı cam kaplar kullanılmalıdır. Turşu yapımında plastik kap kullanılacak ise Tarım ve Köyişleri Bakanlığından izinli kaplar tercih edilmeli ve turşu yapımında bu kaplar tekrar tekrar değil bir kez kullanılmalıdır.
3. Kullanılmadan önce mutlaka cam kavanozlar ve kapakları 15-20 dakika kaynatılarak sterilize edilmelidir. Ayrıca, kavanoz kapaklarının paslı olmamasına özen gösterilmeli, kapaklar her konserve yapımında yenilenmelidir.
4. Fasulye, bezelye gibi asitliği düşük olan besinlerin konserveleri hazırlanırken asitliği artırmak amacıyla limon suyu, limon tuzu veya sirke kullanılmalıdır.
5. Güvenli konserve yapımında uygulanacak ısıl işlemin derecesi ve uygulama süresi önemlidir. Isıtma süresi besinin asit miktarına bağlıdır. Meyveler ve domates gibi asidi yüksek besinler ortalama 20 dk. kaynatılmalıdır. Sebzeler, et, süt gibi asidi düşük besinlerin kaynama sıcaklığında sterilize edilmesi mümkün değildir ve bu nedenle 116°C de basınç altında 20-25 dk tutulmalıdır.
6. Evde yapılan konserve besinler tüketilmeden önce mutlaka kontrol edilmelidir. Kavanoz kapağının şişmemesi (bombeleşmemesi), kenar kısımlardan sızıntı yapmaması, kapak açılırken suyun fışkırmaması ve kendine has koku ve renkte olmasına dikkat edilmelidir. Ayrıca tüketmeden önce 10 dakika kadar kaynatılması önemlidir.
7. Hazır konserve satın alırken; etiketinde üretim ve son kullanma tarihine, Tarım ve Köyişleri Bakanlığından üretim izni olmasına, kutuda kabarıklık, bombelik olmamasına; kutunun küflenmiş, paslanmış ve ezik olmamasına dikkat edilmelidir. Bombeleşme konservede bakteri ürediğinin bir göstergesidir.
8. Turşu yapımında ve sonrasında salamuranın yüzeyinde zar oluşmaması için hava ile temasını en az düzeyde tutan temiz kaplar kullanılmalı ve yiyecekler hazırlanırken çok iyi ayıklanmalı ve yıkanmalıdır.
9. Turşunun oluşumu beklenirken, güneş görmeyen serin bir yerde muhafaza edilmelidir. Ayrıca salamuranın seviyesi sebzeleri örtecek miktarda olmalı ve tüketilene kadar bu şekilde saklanmalıdır.
10. Ancak günlük tuz tüketiminin 5g’ın altında olması önerildiğinden tuz tüketiminin azaltılması için tuz içeriği yüksek turşu tüketiminden uzak durulmalı ya da çok az ve seyrek tüketilmelidir.
11. Özellikle hipertansiyonu, kronik böbrek yetmezliği olanlar ve kalp damar hastalarının ve ödemi bulunan kişilerin, bebek ve çocukların tuz içeriği yüksek turşu ve diğer salamura besinleri tüketmekten kaçınmaları sağlık açısından önemlidir
TURŞULAR HAKKINDA
| ÜRÜNLER HAKKINDA |
Turşular geleneksel olarak üretilen ve herhangi bir koruma maddesi olmaksızın uzun süre saklanabilen ürünler olarak e-ticaret için idealdir. İlçemizde kapari turşusu geleneksel bir yöntemle hazırlanan özel bir üründür. Kapari turşusu sağlık açısından faydasıyla talep görmektedir. Turşu yapımında yöresel yöntemler ürünü özel kıldığından tercih edilmelidir.
|
| SUNUM ÖZELLİKLLERİ | İlçemizde doğranarak hazırlanan turşular ürünü farklılaştıracağından tercih edilebilir. Kapari turşusu küçük miktarlarda paketlenerek sunulmalıdır. Turşu ürünün ucuz bir hale gelmemesi için cam kavanozlarda hazırlanıp bu şekilde satışa sunulması idealdir. Ürünün doğal yöntemle üretilmesi ve kavanoz dışından görsel dokusunun iyi olması gerekir. |
AYVACIK İÇİN ÖZEL DOĞRAMA TURŞU
İlçede eski zamanlardan beri üretilen ve düğün, hayır gibi cemiyet yemeklerinde de ikram edilen doğrama turşu Ayvacık ürününü farklılaştıracaktır.
Doğrama turşu, malzemeleri küçük küçük parçalar halinde doğranarak kurulmuş bir karışık turşudur. Sağladığı yeme kolaylığı, bir kaç farklı sebzenin bir lokmada
tüketilmesiyle sağladığı farklı dokusuyla, hem basit, hem geleneksel, hem pazara sunum için yenilikçi bir üründür.
KÖSEDERE DOMATES TURŞU
Kösedere domatesi Ayvacık ilçesinin değerlerinden bir tanesidir. Sağlam dokusuyla yeşil haliyle turşu yapında yaygın ve tek ürün olarak kullanılarak bir ürün
çeşitlendirilmesi mümkün olacaktır.
REÇELLER VE MARMELATLAR
| ÜRÜNLER HAKKINDA | Geleneksel olarak meyvelerle hazırlanan reçel ve marmelatlar iyi bir e-ticaret ürünüdür. Her çeşit meyvenin reçel ve marmelatları sunulabilir. Organik ürünler, geleneksel yöntem ve katkısız üretim ürünlerin sunumunda avantaj sağlayacaktır. Kuşburnu gibi doğadan toplanan ürünler doğal olarak organik olduğundan ve ulaşılması zor olduğundan özel olarak talep edilir. |
| SUNUM ÖZELLİKLLERİ |
Reçel ve marmelatların cam kavanozlarda hazırlanarak, yöresel ürün ve ev yapımı ürüne uygun şekilde süslemelerle sunulması avantajdır. Bir kaç ürünü bir araya getirmek ve ürün paketleriyle sunmak avantajdır. Bu sunumlarda ilçemizde üretilen sepetlerin kullanılması ürünün değerini arttıracaktır. Ürün müşteriye gönderilirken benzer ürünler tadımlık hediye edilebilir.
|
Reçel
Reçel, meyvelerin çeşitli şekillerde şekerle kaynatılması ile yapılan bir tür tatlı ve meyve konservesi türüdür. Kahvaltıda tüketilmesi tercih edilmekle beraber günün her saati yenilir ve bazı kek, pasta ve çöreklerin üzerine sürülerek onları tatlandırmada da kullanılır.
Yapımı
İki türlü reçel yapımı bulunmaktadır. Bunlardan birincisi reçel yapılacak meyvelerin önce şekerde bekletilerek daha sonra kaynatılması, ikincisi ise reçel yapılacak meyve ya da sebzenin reçel şurubu ile beraber kaynatılarak hazırlanmasıdır. Kaynama sonucu kıvama gelen reçel, hava almayacak şekilde saklama kaplarına (genellikle cam kavanozlara) konularak kapakları kapatılır.
Birçok meyve ve sebzenin reçeli yapılmaktadır. Ayrıca gül reçelinde olduğu gibi çiçeğin yapraklarının da kullanıldığı reçel türleri de vardır. Endüstriyel reçel üretiminde son yıllarda yeni gıda işleme teknolojileri uygulanmaya başlanmış olup,pastörize dolum veya diğer ismi ile sıcak dolum (hot fill) olarak adlandırılan yöntemler sayesinde uzun raf ömrü, doğal bir tat ve görünüm,aroma bakımından zengin reçel üretimi mümkün hale gelmiştir.
Malzemesine Göre Reçel Çeşitleri
- Çilek reçeli
- Vişne reçeli
- Elma reçeli
- Armut reçeli
- Ahududu reçeli
- Böğürtlen reçeli
- Taze ceviz reçeli
- Ayva reçeli
- Bergamot reçeli
- Turunç reçeli
- Gül reçeli
- Domates reçeli
- Patlıcan reçeli
- Enginar reçeli
- Kayısı reçeli
- Mayıs çileği reçeli
- Kocayemiş reçeli
- Kavun reçeli
- Karpuz reçeli
- Erik reçeli
- Kiraz reçeli
- Şeftali reçeli
PEKMEZ VE PESTİLLER HAKKINDA
| ÜRÜNLER HAKKINDA | Üzüm, dut ve incir pekmezi yöremizde geleneksel olarak hazırlanmaktadır. Nar ve karadut gibi ilçemizde bol bulunan diğer meyvelerin de pekmezi yapılabilir. Pekmez yapımında yöremizde kullanılan topraklar ürünümüzü farklılaştırır. Pestil yöremizde geleneksel olarak hazırlanan, korunması ve e-ticaret satışında gönderilmesi daha kolay olan, pazarı geniş bir üründür. |
| SUNUM ÖZELLİKLLERİ | Pekmezlerin sunumunda cam kavanozlar uygundur. Şişeler de akışkan olan pekmezin sunumu için uygundur. Pestiller kraft kutularda sunulabilir. Kraft kutuların şeffaf pencereli, iç bölmeli çeşitleri bulunmaktadır. Pestiller kuru yemişler ile çeşitlendirilerek sunulabilmektedir. Pestil sağlıklı, doğal atıştırmalık olarak da sunulduğundan kesilip sarılarak küçük lokmalar haline getirilebilir. |
PESTİL HAKKINDA
Pestil, geleneksel bir gıda olmakla birlikte şeker içeriği yüksek her meyveden yapılabilmektedir. Türkiye’de bol miktarda üretilmekte ve Amerika Birleşik Devletleri’nde meyve derisi olarak bilinmektedir.Dünyada dut, üzüm, elma, kayısı, hurma gibi birçok meyveden üretilmekle birlikte ülkemizde genellikle üzüm ve dut pestili tercih edilir Pestil; bileşimine giren pekmez ve nişastadan dolayı iyi bir karbonhidrat, enerji kaynağıdır. Bunun yanı sıra demir, kalsiyum, fosfor, potasyum, magnezyum gibi mineraller, B vitaminlerinden tiamin ve B6 vitamini için de iyi bir kaynaktır.
Pestillerin farklılığı yapıldığı meyveye ait tipik özelliklere ve üretim şekline göre değişebilmektedir.Yıllardır geleneksel yöntemlerle Gümüşhane’de üretilmekte olan pestil için 2004 yılında Türk Patent Enstitüsü’nden Coğrafi İşaret Tescil Belgesi alınmıştır. Gümüşhane pestili diğer bölge ve meyve pestillerinden farklı olarak yapısında bal ve süt bulunan, daha parlak ve yumuşak bir pestildir. Son zamanlarda Türkiye’de şeker pancarı ekiminin başlamasının da etkisiyle pancar pekmezinden de pestil üretilmeye başlanmıştır. Yapılan bir çalışmada; şeker pancarından üretilen tatlıların(pestil) kalitesinin dut veya üzümden üretilenler kadar yüksek olduğu da gösterilmiştir.
Pestilin Bileşimi ve Besin Değerleri
Pestilin içerisindeki (meyvedeki); şekerler, asitler, vitaminler ve mineraller kurutma işlemi sırasında suyun uçurulmasına bağlı olarak konsantre hale gelmektedir. Bu nedenle besin değeri oldukça yüksek bir gıdadır. Yapılan bir çalışmada farklı çeşitlerdeki pestillerin bileşimi aşağıdaki gibidir:

Tablo da görüldüğü gibi pestil, içerdiği yüksek şekerden dolayı iyi bir karbonhidrat ve enerji kaynağıdır. Üzüm şırası ve pestilde bulunan fosfor, işlevsel bakımdan kalsiyumla yakından ilişkili olmasının yanı sıra şekerin enerjiye çevrilmesinde de görev alır. Böylelikle fosforla birlikte pestilde bulunan glikoz ve fruktoz kolaylıkla enerjiye çevrilebilmektedir. Bu durum üzümün, içinde hiçbir besin öğesi bulunmayan rafine şekere olan üstünlüklerinden biridir.
Pestil Üretimi
Pestilin hazırlanmasında hammadde olarak pekmez veya koyulaştırılmış meyve şıraları kullanılır ve nişasta bulamacı ilave edilir. Soğuk şıraya % 10-12 oranında nişasta eklenerek bulamaç hazırlanır. Bu bulamaç kaynamış olan pekmez şırasına eklenir ve 15 dakika daha kaynamaya bırakılarak nişastanın çirişlenmesi sağlanır. Koyulaşan şıra daha sonra tahta kerevet veya masa üzerindeki kaput bezine yayılarak şekil verilir. İstenirse yaymadan önce koyulaşan şıraya ceviz, fındık, badem içi, yerfıstığı farklı iriliklerde ilave edilebilir. Bu ilave oranının % 1-2 civarında ve pestilin yayma kalınlığının da 0.5-2.0 mm arasında olması gerekmektedir[12]. Yayma işleminden sonra güneşte tutmak suretiyle pestilin kuruması sağlanmaktadır. Daha sonra pestil isteğe bağlı olarak çeşitli boyutlarda kesilmekte ve şekillenmesi sağlanmaktadır. Son olarak da pestil dilimleri arasına nişasta serpilerek paketleme işlemi yapılır[13].
Coğrafi işarete sahip olan Gümüşhane pestili üretiminde ise, taze meyveden üretim yapılacaksa öncelikle birkaç katı su ile birlikte kaynatılan meyveler sıkılarak süzülür ve şırası elde edilir. Şıraya bal, süt, un ve şeker eklenip kaynatılarak herle hazırlanır. Herle aynı zamanda bölgede tüketilen bir tatlı çeşididir. Herle, özel olarak tasarlanan elekli kurutma tezgâhları üzerinde serili olan bezler üzerine ince bir katman halinde yayılır. Tercihe göre bezlerdeki herle içerisine fındık veya ceviz eklenerek fındıklı veya cevizli pestil de üretilebilir. Serilen pestiller; geleneksel yöntemde açık havada güneşte kurumaya bırakılırken, modern tesislerde cam seralarda veya kabin fırınlarda kuruması sağlanır. Yaklaşık olarak 35–55 °C ’de 4-8 saat içinde kurur ve bezlerin ters yüzleri ıslatılıp pestiller soyularak tekrar 20 dakika kurumaya bırakılır. Soğutulduktan sonra katlanarak satışa sunulur.
Sonuç olarak; kurutulmuş bir meyve çerezi olan pestil, özellikle enerji, mineral madde ve lif açısından zengin bir gıdadır. Pestil geleneksel bir ürün olmasının yanı sıra endüstriyel olarak da üretimi yapılmaktadır. Dayanıklı olması, hafif olması, kolay paketlenmesi ve kolay tüketimi gibi özelliklerinden dolayı popülerlik kazanmış ve kendisine olan talep artmıştır.
Pestilde kuru madde % 85‘in üzerine çıkmakta ve bu kuru maddenin büyük bir kısmını şekerler oluşturmaktadır. Bu durum onu enerji açısından zengin bir hale getirdiğinden özellikle çocuklar, sporcular, askeri birlikler ve ağır işte çalışanların günlük beslenmelerinde yer alabilecek bir gıda ürünüdür.
Sözlük
*Konsantre: Yoğunlaştırılmış, yoğun.
*Şıra: 1.Henüz mayalanmamış üzüm suyu. 2.Bazı meyve ve sebzelerin özü: elma şırası.
*Çirişlenme: Nişastanın ve bazı inorganik tuzların etkisi ile yapısının bozulması, su alarak şişmesi, kristal özelliğini kaybetmesi ve viskozite ve enzimlere karşı hassasiyetinin artması.
*Tahta kerevet: Sebze ve meyve kurutmak için kullanılan raf.
*Kaput bezi: Düz ve kaba pamuk dokuma, Amerikan bezi.
Pekmez
Pekmez üzüm, kuşburnu, incir, keçiboynuzu (harnup) veya dut gibi tatlı meyvelerin ya da şeker pancarı, ardıç meyvesi gibi şekere dönüşebilecek tarım ürünlerinin ezilerek kaynatılması ile üretilen, yoğun ve tatlı bir şuruptur.
Üretimi
Pekmezlik üzümler, çiğneme, havan ve pres gibi çeşitli şekillerde sıkılır ve üzümlerin suları elde edilir. Ekşi olan bu şıra 50-60 derecede 10-15 dakika kaynatılıp içine pekmez toprağı eklenir. Beyaz renkli olan bu toprak üzümler daha ezilmeden işleme dahil edilmelidir. Bu işleme kestirme adı verilir. Toprak katma işlemiyle şıranın durulması, çökelti oluşturması ve üzümden gelen ekşiliğin alınması sağlanır. Toprak katılmayan pekmez ekşi ve bulanık görünümlü olur. Tarım ve Orman Bakanlığı 100 kg üzüm şırasına 1–5 kg pekmez toprağı katılmasını öngörmektedir. Pekmez kaynatılırken oluşan köpüklerin alınması berrak görünümlü pekmez elde etmeyi sağlar. Bu şekilde daha lezzetli bir pekmez elde edilmiş olur. Kestirilen şıra dinlendirme kaplarında en az 45-55 saat bekletilir. Bu dinlenme sırasında kabın dibine eklenen toprak ve üzüm şırasının içindeki belli parçacıkların oluşturduğu tortu çöker. Şıranın üstte kalan berrak kısmı tortudan ayrılır, tortu atılır. Ayrılan berrak şıra kaynatma kazanlarına aktarılır.
Pekmeze koyu rengini ve kıvamını veren işlem kaynatmadır. Kaynatma işlemi sırasında kestirilen şıranın içindeki şekerler karamelize olup kararır. Suyun kaynama süresince azalmasıyla karışım koyu bir kıvam alır. Pekmez kaynatılırken şıra bir seferde kaynatılarak pekmez haline gelmelidir. Şıra kaynatıldığında kaptaki eksilme yeni şıra ile doldurulmamalıdır. Bu pekmezin kalitesini bozar. Karışımın göz göz kaynaması ve pekmez kokusu yayması pekmezin kıvama geldiğinin göstergesidir. Kaynatma üstü açık geniş kaplarda yapıldığı gibi, vakumlu ortamda daha düşük ısılarda açık renkli pekmez üretilebilir.
Yapımı anlatılan bu ürün türüne “tatlı cıvık pekmez” denir. “Günbalı” denen pekmez türü şıranın geniş kaplarda, güneş altında suyunun uçurulmasıyla elde edilir.
“Katı pekmez” tatlı cıvık pekmeze maya katılarak, hava emdirilip ağartılmış pekmezdir. Tarım ve Orman Bakanlığı 25 kg pekmez için 5 yumurta akı, 500 g pudra şekeri ve 500 g eski pekmezden oluşan bir maya önermiştir. Maya eklenip sürekli karıştırılan pekmez bir gün bekletilir, ertesi gün tekrar iyice karıştırılır ve paketlenir.
Besin değeri
Pekmezin besin değerleri, yapıldığı meyveye göre değişkenlik göstermekle birlikte, yüksek şeker, dolayısıyla karbonhidrat içeriği dolayısıyla iyi bir enerji kaynağıdır (1,276kJ / 305 kcal). B1, B2 vitaminleri ve çeşitli mineral maddeler içerir. İçermiş olduğu %80’e yakın karbonhidratın tümünün glikoz ve fruktoz halinde olması sindirim sisteminde parçalanmaya gerek kalmadan kolayca kana geçmesini sağlar.
Ayrıca, mineralleri yoğun olarak içermektedir. Pekmez özellikle günlük kalsiyum, potasyum ve magnezyum gereksiniminin büyük bir kısmını karşılamaktadır. Mineral miktarının fazla ve emilim oranlarının yüksek olması nedeniyle hamile ve emziklilerin, veremli hastaların, iyileşme dönemindeki kişilerin beslenmesinde yer alması önerilmektedir. Pekmezin çok iyi kaynak olduğu besin öğelerinden biri de kromdur. Araştırmalar pekmezin thiamin, riboflavin açısından baldan daha zengin olduğunu ortaya koymaktadır.
Çeşitleri
Üzüm pekmezi
Üzümden elde edilen pekmez türüdür. Enerji vermesi, iştah açması belirgin özelliklerindendir. Gebelikte bebek gelişimi ve anne adayları için çok faydalıdır. Ayrıca mide, bağırsak ve böbrekler üzerine olumlu etkileri vardır. Damar sertliğine iyi gelir ve kan dolaşımını kolaylaştırır.
Yapılışı
Üzüm pekmezi olgunlaşan üzümlerden yapılır. Beyaz, siyah fark etmez fakat siyah üzüm pekmezi çok aranan bir pekmez dir.toplanan üzümler sıkılmak için betondan yapılan veya içi oyulan taş salk(üzüm sıkma yeri)denilen yerde de torbalara koyularak ayakta çizme ile sıkılıp veya basınçlı sıkma makinaları ile sıkılıp şırası (suyu) çıkarılır. Çıkarılan şıra süzüldükten sonra kazanlara koyularak kaynatılır. İyice kaynatılan şıra süzülüp dinlenmesi için geniş kaplara konulur ve üzeri güneş alacak şekilde örtülerek güneşte birkaç gün bekletilir ve olgunlaşan pekmez süzülerek kaplara konur ve yenilecek duruma getirilir.
Dut pekmezi
Duttan elde edilen pekmez türüdür. Özellikle mide hastalıkları, ülsere iyi gelir. Astım ve bronşit hastalıklarında, soğuğa karşı vücut direncinin arttırılmasında kullanılır. Sporcular için enerji deposudur. Bebeklerin ve çocukların zeka ve bedensel gelişimine yardımcı olur. Gargara halinde ağız ve boğaz hastalıklarında da etkilidir. Çocuklarda sıklıkla rastlanan pamukçukta da tedavi edici olarak kullanılır.
Yapılışı
Olgunlaşan dutlar dört kişi tarafından köşelerinden tutulan hasavan (bez) üzerine ağaçtan silkelenerek (Ağaçtan Dökülerek) kazanlara konur. Kazana dutları kapatacak kadar su konur ve çekirdeklerinden ayrılıncaya kadar kaynatılr. Kaynayan pekmez süzülüp dinlendirilikten sonra tekrar kazana konup birkaç kaynar gelinceye kadar kaynatılır ve geniş tabanlı kaplara konulur ve birkaç gün güneşte bırakılır. Güneşlendirmenin ardından tekrar süzülerek saklanacağı kaplara alınır.
Harnup(Keçiboynuzu) pekmezi
Keçiboynuzundan elde edilen pekmez türüdür. Ege ve Akdeniz yöresine has bir pekmez türüdür. En faydalı pekmez türlerinden biridir. Doğal ve katkısız olanını tüketmek gerekir.Glikoz katkılı olanlar fayda yerine zarar vermektedir.
Nefes darlığına karşı oldukça etkilidir (alerjik nefes darlığı bulunan hastalara keçi boynuzu pekmezi önerilir). Kolestrolün düşürülmesinde, tansiyonun dengelenmesinde yardımcıdır. Kalbe faydalıdır, kalp çarpıntısını önler. Cinsel gücü ve sperm sayısını artırır. Vücudu güçlendirip, yeniler. Ayrıca dişleri ve kemikleri güçlendirici etikisi de vardır. Bağırsakları hareketlendirir. İyi beslenmesi gereken çocuklar ve gebeler için oldukça faydalı bir besin kaynağıdır. Yüksek oranda içerdiği mineraller (potasyum, kalsiyum, fosfor, magnezyum, demir, bakır, çinko vb.) ve vitaminler sayesinde tansiyon, karaciğer ve akciğer üzerine ve daha başka birçok dokuda çok yararlı etkileri bulunmaktadır. Kalsiyum, sodyum ve potasyum içeriği yüksektir. Bu sayede kandaki zehirli maddeleri temizler. Yüksek ham selüloz etkisi ile bağırsak rahatsızlıklarına karşı ve sindirim sistemi üzerine etkilidir. Bağırsak kurdu, tenya, solucan gibi bağırsak parazitlerini temizler. İçerdiği A , B, B2, B3, D vb. vitaminler dolayısıyla doğal güç ve besin kaynağıdır.
Andız (ardıç) pekmezi
Andız ağacının meyvelerinden elde edilen pekmez türüdür. Andız kozalaklarından elde edilen “andız özü”yle pekmez yapılır.Harnup pekmezi gibi buda Mersin ve çevresinde sık yapılan bir pekmez türüdür. Bronşit, öksürük, sarılık, kaşıntı, egzama, mide bulantısı, akciğer, karaciğere faydalı bir pekmezdir. Bütün pekmez cinslerinde olduğu gibi kan yapıcıdır ve enerji verir.Tadı değişiktir. biraz acımsıdır.
Pancar Pekmezi
Şeker pancarı köklerinden elde edilen pekmez türüdür. Özellikle Kırklareli ilinin Poyralı köyünde ve Amasya’da iyi bilinen bu pekmez çeşidi soyulmuş ve kıyılmış taze beyaz şeker pancarının kaynatılması sonucu elde edilir. 7-8 saat kaynama sonucunda soğuduğunda macun kıvamını alan bu pekmez rumeli kültüründe önemli bir yere sahiptir.
Zayıflık ve halsizlikten yakınan kişiler için mükemmel bir şifa kaynağı. Kemik erimesinin, öksürüğün, iştahsızlığın organik ilacı. 30-40 dakikada kana karışması nedeniyle en hızlı ve doğal enerji dopinglerinden biri. Anemiden kas yorgunluğuna kadar pek çok sağlık sorununa karşı vücudun direncini arttıran ve çözüm sunan bir besin maddesidir. Yüksek tansiyonu düşürür. Vücut performansını arttırıcı, kuvvet verici ve besleyicidir. Hazmı kolaylaştırır, mide ve bağırsak rahatsızlıklarına iyi gelir. Karaciğer ve böbrekleri çalıştırır. Cilt hastalıklarına karşı şifa sunar. İçeriğindeki yüksek Tiamin oranıyla sinirleri yatıştırır, depresyonu engeller. 1 kaşık pekmez bir insanın günlük demir, kalsiyum, potasyum ve magnezyum ihtiyacını içerir.
SÜT ÜRÜNLERİ HAKKINDA
| ÜRÜNLER HAKKINDA | İlçemizde geleneksel olarak işlenen salamura keçi peyniri ve toprağa gömülerek olgunlaştırılan tepme peyniri yöreye özgü ürünler olarak sunum için idealdir. Yayıkla çalkalama yöntemiyle yapılan tereyağ da köy ürünü olarak talep edilen bir üründür. İlçemizde geleneksel olarak üretilen sütlü biber turşusu da sunuma uygundur. |
| SUNUM ÖZELLİKLLERİ |
Süt ürünlerinin sunumunda mevsimsel özelliklere dikkat etmek gerekir. Havanın sıcak olabileceği durumlarda ürünün formunun bozulmaması için soğutma ile ilgili önlemler alınmalıdır. Ürünlerin öncelikle vakumlu paketle hazırlanması ardından koruyucu başka bir pakete daha sarılması uygundur. Tepme peynir dayanıklı saklama kaplarında hazırlanarak sunulabilir.
|
ARICILIK ÜRÜNLERİ HAKKINDA
| ÜRÜNLER HAKKINDA | Arıcılık ürünlerinin e-ticaret ürünü olarak sunumu yaygındır. Bal en çok aranılan üründür. Polen satışa sunulmak için idealdir. Propolis ve arı sütü yüksek fiyatlara alıcı bulmaktadır.Geleneksel usul karakovan ballar doğal üretim olarak ayrı bir talep görmektedir. Çam, hayıt, kestane, ıhlamur, lavanta gibi bitkiler ile üretilmiş ballara göre ürün çeşitlendirilmelidir. |
| SUNUM ÖZELLİKLLERİ | Ballar genel olarak cam kavanozlarda ve teneke kutularda sunulmaktadır. Yerel özellikleri yansıtan paketlemeler avantaj sağlamaktadır. Balların petek halinde sunumunda çerçeveye uygun sepetler hazırlanabilir.Arı sütü gibi ürünlerin azami 100 g olarak hazırlanması idealdir. Propolis sıvı olarak satıldığında ışıktan koruyacak kahverengi şişelerde sunulmalıdır. |
Ham Bal Nedir?
Ham bal kovandan sofraya kadar hiç bir işlem görmeyen, doğal enzimlerini ve polenini yitirmeyen baldır. Aktif bir kovan sıcaklığı yaklaşık 35 ºC’dir ve bal bu ısıda stabil yani ham kalabilmektedir. Türk Gıda kodeksi Bal Tebliği (2020) ‘ne göre ham bal 45 °C’den yüksek ısıl işlem görmemiş ve 0.3 mm’den daha büyük filtreler ile filtre edilmiş ballar olarak tanımlanmaktadır. Bala uygulanan ısıl işlemler ile baldaki enzimler ve mikroorganizmalar inhibe edilerek raf ömrü uzatılmaktadır. Isıl işlemle beraber uygulanan filtrasyon işlemi de balın kristalleşme ihtimalini ortadan kaldırmaktadır.
Melitopalinolojik (balın mikroskobik analizi) analiz balda bulunan polenin, sporların kaynaklarının tanımlanmasında, baldaki yemiş nektarının botanik ve coğrafi kökeninin belirlenmesinde kullanılmaktadır. Polen analizi, balın fermantasyonu,tağşişi, nişasta parçası içerip içermediği ve mineral tozlar gibi kontaminasyonla bala bulaşan ve balda bulunmaması gereken mikroskobik canlılar hakkında önemli bilgiler vermektedir. Balda polen analizi ilk defa 1845 yılında Pfister tarafından yapılmış ve uzun yıllardır balın kalitesi hakkında bilgi edinmek için bir yöntem olmuştur. Baldaki kimyasal ve fiziksel özellik farkları, bitkinin coğrafyası , içeriğindeki nektar ve polen rengi, tadı, nemi,protein içeriği, şeker miktarı ile oluşmaktadır.
Türk Gıda Kodeksi Bal Tebliği (2020) Ek-2’deki Botanik Kaynağı Belirtilen Balların Minimum Polen İçerikleri şu şekildedir;
Normal olan unifloral türler en az %45 polen içeriği için Geven, Piren/Püren,Funda,Kanola,Yonca, Ayçiçeği,Üçgül, Hayıt, Fazelya.
Yoğun olan unifloral türler en az %70 polen içeriği için Kestane, Ökaliptus.
Az olan unifloral türler en az %15 polen içeriği için Akasya, en az %10 polen içeriği için Narenciye, Biberiye,Kekik, en az 5 polen içeriği için Ihlamur.
Arı Sütü Nedir ?
Arı Sütü
Arı sütünün ham maddesi nektar ve polendir. Sadece işçi arılar bunları bünyelerinde değişikliğe uğratıp, kafa içi salgı bezlerinin salgısını da ekleyipbaldan daha kuvvetli ve besleyici bir madde olan arı sütüne dönüştürmektedir.
Bu arıların başlarının üstündeki bir bezede sakladıkları özel bir madde ile karıştırdıkları bu maddeye Arı Sütü denilmektedir.
İşçi arılar bu pelteyi büyümekte olan larva gözlerine koymaktadırlar. İlk 2 günde, bu kuvvetliproteingıdası bebek arıları (larvaları) küçük bir arıya dönüştürür. Bu işlem gerçekleştikten sonra, işçi arılar arı sütü üretimini azaltırlar ve sadece mevcut kraliçe arı ve bir sonraki kraliçe arı olarak seçilen arı için üretime devam ederler. Hem kraliçe arı hem de prenses arı bu gıda ile beslenmeye devam eder.
Arılar nektarı enerji maddesi olarak kullanırlar. Polen ise protein bakımından zengindir. Fakat arı sütü çok daha besleyici ve kuvvetli bir maddedir. Nitekim döllenmiş bir dişi yumurtadan işçi arı mı yoksa ana arı mı oluşacağı tamamen genç larvaların arı sütü ile beslenme derecesine bağlıdır. İşçi arı ve erkek arı olacak yumurtaların gözlerine sadece ilk 3 gün arı sütü konurken takip eden günlerde normal besin maddeleri konulur. Halbuki ana arı olacak işçi yumurtalarından çıkan larvalar ise 5 gün arı sütü ile beslenmektedirler. Dolayısıyla daha uzun süre arı sütü ile beslenen dişi larvaları 16 gün içinde ana arı olarak gelişimlerini tamamlarlar.
Görülüyor ki arı sütü ile beslenmenin uzun ya da kısa oluşu aynı karakterdeki iki yumurtadan farklı iki ferdin oluşmasına neden olmaktadır.
Arı sütü, kraliçe arının besini olup, besin değeri son derece yüksektir. Tüm yaşamı boyunca arı sütü ile beslenen kraliçe arının ömrünün uzunluğuna da en önemli işarettir. Diğer arılar sadece 2 ay yaşarken, kraliçe arının ömrü 6 yıldır.
Bu besinde, kraliçe arının niçin inanılmaz büyük, uzun ömürlü, verimli ve diğer arılarla mukayese edildiğinde neden daha fazla enerjiye sahip olduğunun sırrı saklıdır. Kraliçe arı, sadece arı sütü ile beslenerek sağlıklı ve güçlü kalmak için gerekli besinleri de sağlamaktadır.
Araştırmalar, arı sütünün insan vücuduna da, en az kraliçe arıya sağladığı kadar yarar sağladığını ortaya koymaktadır. Arı sütü, bir çok çeşit etken madde: enzimler, aminoasitler, vitamin ve mineraller içermekle kalmayıp, metabolizma için çok önemli olan bileşenleri yapısında bulundurmaktadır. Arı sütünün yapısında %65- 70 su, %12- 15 protein, %1*7- 6*0lipid, %10- 15karbonhidrat,%0.7- 2.0 min. madde, % 0.5 fosfor, %0.6kükürt, sodyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum, demir, mangan,polen (eser miktarda) bulunur. Ayrıca çeşitli vitaminlerden B1, B2, B6, C, D, E ve nikotinik asit, pantotenik asit, biotin, folik asit gibi asitlerin yanında arı sütünde hala bilinmeyen az miktarda maddelerde bulunmaktadır.
Arı Sütünün İnsan Sağlığı Açısından Önemi :
• Arı sütü organizmaya hareket, canlılık ve kuvvet verir.
• İştahı arttırır, bitkinliği giderir.
• İç bezlerin çalışmasını artırır.
• Hastalıklara karşı direnci artırır.
• Kan üretimini kolaylaştırarak anemiyi (kansızlığı) giderir.
• Kan basıncının normal düzeyde kalmasına etken olur.
• Kadınlarda kan dengesinin normale dönüşmesine yardımcı olur.
• Damar sertliği, düşük ve yüksek tansiyona olumlu etkide bulunur.
• Yaşlılıkta oluşan bitkinlik hallerini giderici etki yapar.
• Bronşitli, astımlı ve veremli hastaların vücut direncini artırır.
• Kalp damarlarında kanın yenilenmesini sağlar.
• Vücuttaki hücrelerin yaşlanmasın geciktirir.
• Sinir hastaları, depresyonu önler.
• Mide ve bağırsaklardaki yaraların tedavisinde, böbrek ve idrar yolları hastalıklarının iyileşmesinde ve sarılığın tedavisinde önemli etkileri vardır.
• Çeşitli kronik hastalıkların, romatizma ve ülserin tedavisinde kullanılır. Ayrıca saç dökülmesini ve beyazlamasını önlemede etkilidir.Süt salgı bezlerinin fonksiyonunu artırmada, cilt güzelliğini sağlamada önemlidir.
İnsan gıdası olarak tüketilecek arı sütünün saf halde taze olarak, bal ile çeşitli oranlarda karıştırılarak, liyofilize (kurutma) edildikten sonra kapsül, draje ve benzeri şekillere getirilerek kullanılması uygundur. Günlük doz olarak, bir kez sabah aç karnına veya günde iki kez sabah ve öğle aç karnına alınması önerilir. Arı sütünün akşam kullanılması, sinir sistemini uyararak uykusuzluğa neden olduğu için tavsiye edilmez.
Propolisin İçeriğinde Neler Var ?
Propolis, bal arılarının bitkilerin gövde, yaprak ve tomurcuklarından topladıkları reçine içeren bileşenlere balmumu karıştırarak ürettikleri doğal bir arı ürünüdür.
Arılar, propolisi temel olarak kovanı ve kolonilerini korumak amacıyla kullanır. Kovan çatlaklarının kapatılması, larva yuvalarının sterilize edilmesi ve kovana giren ancak dışarı atılamayacak kadar büyük böceklerin mumyalanması amacıyla propolis kullanılır. Ayrıca, propolis antimikrobiyal özelliği sayesinde kovandaki mikroorganizma gelişimini önlediğinden koloni hastalıklara karşı korunmuş olur.
Arılar tarafından kovanda çeşitli amaçlarla kullanılan propolis günümüzde apiterapi merkezlerinde, ilaç, kozmetik sanayisinde ve gıda sektöründe çok yönlü olarak kullanılmaktadır. Yapılan bilimsel çalışmalarla birçok sağlık faydası tespit edilmiş olan propolis, tüketiciler tarafından takviye edici gıda olarak tercih edilen ürünler arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Pandemi döneminde de tüketicilerin bağışıklık sistemini güçlendirmek amacıyla takviye edici gıdalara olan yöneliminin artmasıyla birlikte propolise olan rağbet de artmıştır.
Propolis kovandan alındığı haliyle tüketilemez.
Kovandan toplanan propolis hamdır ve saflaştırılarak kullanılması gerekir. İlk önce propolisin ham halinde bulunan balmumu ve yabancı maddelerin uzaklaştırılması ve daha sonra ekstraksiyon (özütleme) işlemi yapılması gerekmektedir . Bu aşamada kullanılan ekstraksiyon yöntemi ve çözücü madde büyük önem taşımaktadır çünkü son ürünün biyoaktif bileşenlerinin miktarı ve kalitesi uygulanan yöntem ve çözücüden doğrudan etkilenmektedir. Piyasada takviye edici gıda olarak satılan propolis örneklerinin analiz edilmesi sonucunda her ürünün aynı oranda etken madde içermediği, dolayısıyla aynı etkiye sahip olmadığı tespit edilmiştir .
Propolis içeren takviye edici gıdalarda çözücü olarak su, etil alkol, propilen glikol, gliserol, ve bitkisel yağ gibi mevzuat kapsamında yer alan diğer çözücüler kullanılabilir. Propolis içeren takviye edici gıdaları satın alırken mutlaka ürünün etiketinin incelenmesi gerekir. Örnek olarak, ham propolis etil alkol ile çözüldükten sonra, saf propolis için son çözücü olarak su kullanılmışsa; ürün adına “su bazlı ya da suda çözünmüş propolis” denilebilmektedir. Ancak etikette mutlaka “Etil alkolde ekstrakte edilmiştir.” ifadesi yer alır. Kullanılan ekstraksiyon çözücüsünün ürünün etiketinde belirtilmesi zorunludur .
Piyasada çözücü olarak etil alkol veya son üründe taşıyıcı olarak su, mono propilen glikol, gliserol, zeytinyağı içeren farklı propolis ürünleri mevcuttur. Fakat ekstraksiyonda veya taşıyıcı olarak kullanılan mono propilen glikol gibi alkol türevi maddelerin yetişkin ve çocuklarda merkezi sinir sistemi, böbrek, karaciğer, solunum ve kalp fonksiyonları üzerinde olumsuz etkileri olduğuna dair çalışmalar bulunmaktadır. Alkolün sağlık zararları, çocuk ve hamilelerde kullanımının uygun olmaması ve bunların yanı sıra helal gıda kapsamında yer almaması çözücü olarak alkolsüz ekstraksiyon yöntemlerinin geliştirilmesine yol açmıştır. Son yıllarda suyun çözücü özelliği geliştirilerek uygulanan yeni ekstraksiyon metotları ile su ile ekstrakte edilen ve son üründe alkol ve türevleri içermeyen, propolis ve sudan oluşan propolis ürünleri elde edilmektedir .
Propolisin Zengin İçeriği
Propolisin içeriği toplandığı botanik kaynağa ve mevsime göre değişiklik göstermektedir. Propolis, 300’den fazla bileşik içeren karmaşık bir yapıya sahiptir. Genel olarak %50 reçine, %30 balmumu, % 10 esansiyel ve aromatik yağlar, % 5 polen ve % 5 amino asit, mineral, şeker, fenolik maddeler gibi farklı bileşenler içermektedir [5],[8]. Propolis içerisindeki farmakolojik olarak etkili en önemli bileşikler flavanoid grubu ile çeşitli fenolik ve aromatik bileşiklerdir [3]. Propolisde bulunan flavanoidlerin etkili antibakteriyel aktiviteye sahip olduğu bilinmektedir [9]. Fenolik bileşenler propolisin fonksiyonel özelliklerinden sorumlu olan etken maddelerdendir. İlaç sanayisinde fenolik maddelerin özellikle antimikrobiyal özelliklerinden yararlanılmaktadır [4].
Propolisde A, B1, B2, B3 (niasin), B5 (pantotenik asit), B6, C ve E vitaminleri bulunmaktadır. Ayrıca propolis, karoten (provitamin A) açısından da zengindir [10].
Propolis ve Sağlık
Yapılan çalışmalarda propolisin içeriğinde çok sayıda bileşen bulunması nedeniyle oluşan bileşik etki, her bir bileşenin tek başına oluşturduğu etkilerin toplamından daha yüksek bulunmuştur. Propolisin içerdiği bileşiklerin etkileri nedeniyle antibakteriyel, antiviral, antifungal, antioksidan, antikanserojenik, antienflamatuvar özellik gösterdiği ve sağlık üzerine önemli etkileri olduğu bilinmektedir. Klinik çalışmalar propolisin solunum sistemi enfeksiyonları, sindirim sistemi rahatsızlıkları (mide ülseri, reflü), kulak, burun ve boğaz enfeksiyonları, diş ve diş eti rahatsızlıkları, kadın hastalıkları, üriner sistem hastalıkları (idrar yolu iltihabı) ve deri hastalıkları üzerinde etkili olduğunu göstermiştir [9]. Propolisin tümör hücreleri üzerinde gelişmeyi önleyici etkisi olduğu tespit edilmiştir [11].
Bilimsel çalışmalarla propolisin içeriğindeki biyoaktif maddelere bağlı olarak birçok sağlık faydası tespit edilmiştir. Ancak propolisin veya diğer takviye edici gıdaların ilaç niteliğinde olmadığının, yalnızca günlük beslenmemizi desteklemek amacıyla kullanılabileceğinin bilincinde olunmalıdır. Takviye edici gıda olarak satılan ürünlerin etiketinde bakanlıktan alınan takviye edici gıda onay numarasının ve üretici tarafından tüketilmesi tavsiye edilen günlük alım dozunun belirtilmesi gerekir. Propolis satın alınırken öncelikle bakanlık onaylı olmasına, iyi analiz edilmiş ve etken maddesinin (flavanoid, fenolik bileşenler) yüksek olmasına ve günlük tüketilmesi gereken miktarın belirtilmiş olmasına dikkat edilmelidir. Tüketicinin hassasiyetine bağlı olmakla birlikte, ürünün helal gıda sertifikasına sahip olması da tercih sebebi olmaktadır.
Besleyici Yönüyle Polen
Polen; çiçekli bitkilerde, çiçeklerin erkek üreme organlarının (stamen) üst kısmında bulunan anterlerin içindeki keseciklerde yer alan, erkek hücre taşıyan buruşuk, dikenli, yağlı ve yapışkan yapıdaki, bal arısı tarafından toplanan kurutulmuş çiçek tozları olup bitkinin erkek gametini dişi gamete taşıyan bitkisel yapıdır. Sıkıştırılmış polen tozu, binlerce mikroskobik (genellikle 15-100 mikron) polen tanesi içermektedir. Polen, işçi arılar tarafından koloninin arı sütü üretimi ve yavru yetiştiriciliğinde protein ihtiyacını gidermek amacıyla toplanır. Bunun yanı sıra arılar için ana protein kaynağıdır.
Polenin Bileşimi ve Besin Değeri
Polenin bileşimi ve besin değeri; bitkinin türüne, hasat zamanına, yer ve iklimsel şartlara bağlı olarak değişebilmektedir. Polende %35’ten fazla protein bulunabilmektedir. Şeker oranı ise % 15-50 arasında değişebilmektedir. Aynı zamanda çiçeklerden elle toplanan polenin içeriği ile arıların topladıkları polenin içeriği arasında önemli farklılıklar bulunmaktadır.
Polenin standart bir bileşiminin ortaya çıkarılması oldukça zordur. Bununla birlikte polende; temel amino asitler, 10 farklı mineral madde, B grubu vitaminlerinin tümüne ek olarak C, D, E vitaminleri, doğal hormon, enzim, koenzim, pigment, karbonhidrat ve fermentler bulunduğu bildirilmiştir.
Değişik bitki çiçeklerinin tozları olan polenler suda ve yağda çözünen vitaminlerin tümüne yakınını içerirler. Polenin yapısında bulunan fenolik bileşenlerin* ve flavonoidlerin* birer potansiyel antioksidan olduğu da bilinmektedir.
Ayrıca besin değeri bakımından diğer ürünlerle karşılaştırıldığında; domates, kabak, fasulye, elma, ekmek ve ete göre daha fazla oranda protein, demir, tiamin*, riboflavin*, niasin* içerdiği bildirilmiştir.
Bilimsel Çalışmalarda Polen
➥Yapılan çalışmalarda polenin in vitro* olarak lipid peroksidasyonunu* engellediği, oksidan özelliğe sahip ve kanserojen olduğu bilinen pek çok serbest radikali* temizlediği ve antimikrobiyal olduğu bildirilmiştir.
➥Başka bir çalışmada arı ürünleri içerisinde önemli bir yere sahip olan ancak öğünsel tüketimde fazla kullanılmayan polenin, insan sağlığını korumada etkili olabileceği ve kimyasal yollarla tedavi edilemeyen karaciğer hasarlarının (akut/kronik hepatit*, siroz*) önlenmesinde oral yola alınacak polenlerin etkin olabileceği sonucuna varılmıştır.
➥Ayrıca polenin sindirimi kolaylaştırıcı, hücre yenileyici, iştah artırıcı etkilerinin yanı sıra soğuk algınlığı, kemik erimesinde, baş ağrısı, sinirsel ve ülser* rahatsızlıklarının tedavisine destekleyici olarak kullanılmaktadır.
➥Polenin, insan ve hayvanları X ışınlarının zararlı etkilerinden koruduğuna dair verilere bilimsel çalışmalarda rastlanmaktadır.
➥Apiterapide* yoğun bir şekilde kullanılmasına rağmen polen tüketiminde bazen alerji, iştahsızlık, baş ağrısı, bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal, kaşıntı gibi reaksiyonlar görüldüğü ve bazen anafilaktik şokun* da görülebildiği bildirilmiştir.
➥Polenin yangı* önleyici özelliğinin araştırıldığı bir çalışmada; polenin etanolik ekstraktının*, nitrik oksit üretimi yanı sıra siklooksijenaz–2’nin aktivitesini baskılayarak potansiyel yangı önleyici aktive gösterebileceği, polenin yapısında bulunan bazı flavonoidlerin yangının önlenmesinde kısmen rol alabileceği ve polenin sadece faydalı bir diyet katkısı değil aynı zamanda fonksiyonel bir gıda olabileceği bildirilmiştir.
Polenin Kullanımı
➥Gıda olarak kullanılan polenler, arıcılar tarafından kovanlara ilave edilen polen tuzakları ile toplandıktan sonra kurutularak veya dondurularak muhafaza edilir. Yerine göre satılarak, yerine göre de mevsim dışında arıların beslenmesinde ve kek üretiminde kullanılmaktadır.
➥Antimikrobiyal etkileri nedeniyle birçok hastalığın tedavisinde işlenmemiş ham; polen halinde kullanılabildiği gibi arı sütü, bal, soya ve E vitamini ilave edilerek elde edilen preperatlar* halinde kullanılmaktadır.
➥Spor yapmadan önce tüketildiğinde spor sırasındaki performansı arttırıcı etki göstermektedir. Özellikle mevsim geçişlerinde bağışıklık sisteminin desteklenmesi adına ılık veya soğuk besinlerle karıştırılıp tüketilmesi faydalıdır[.
➥100 gram polende ortalama olarak; 250 kcal enerji, 30 gr protein, 250 mg kalsiyum, 150 mg magnezyum ve 40 mg C vitamini, 20 mg B3 vitamini bulunduğu bilinmekle birlikte polenin tüm besin değerinden yararlanmak için yetişkinlerin günde 20-40 gram yani 2-4 tatlı kaşığı, çocukların ise 10-20 gram yani 1-2 tatlı kaşığı tüketmesi önerilmektedir.
Sonuç olarak; arılar tarafından üretilen polenler, zengin biyolojik aktif madde kaynağını oluşturan otsu bitkilerin çiçeklerinden ve ağaçlardan toplanır. Arılar poleni bir miktar tükürük ve nektar ile karıştırıp polen peleti haline getirip bunları arka bacaklarındaki polen sepetleri ile kovana taşır. Polen tuzakları aracılığı ile elde edilen polen, pelet* formunda olup kuruma işlemine tabi tutulur. Farmasötik*, kozmetik gibi farklı alanlarda kullanımının yanı sıra besin amacı ile de kullanılan ve besin değeri açısından zengin oluşuyla da dikkat çeken bir gıda maddesidir. Bilimsel çalışmalar da göz önüne alındığında fonksiyonel bir gıda olduğu görülmekte ve sağlık üzerine faydaları daha iyi anlaşılmaktadır.
KURUTULMUŞ ÜRÜNLER HAKKINDA
| ÜRÜNLER HAKKINDA | Bamya, dolmalık patlıcan ve kuru domates geniş bir talebe sahiptir. Bununla birlikte biber, yemeklik patlıcan, yeşil fasulye kurusu yaygın olarak satılmaktadır. Diyet ürünler ve doğal atıştırmalıklar kategorisinde kuru meyveler talep edilmektedir. İlçemizde yetiştirilen elma, armut, portakal, mandalina, kivi, şeftali, erik, karpuz dilimlenip kurutularak satışa sunulabilir. |
| SUNUM ÖZELLİKLLERİ |
Ürünlerin görülebildiği kraft pencereli keseler paketlenme için idealdir. Kuru meyvelerin sunumunda bir kaç meyvenin bir arada paketlendiği hediyelik paket düzenlemeleri yapılabilir. Kurutulmuş ürünlerin yapıları kırılgan olduğundan ezilme durumunda ürün özelliklerini kaybedecektir. Ürünlerin en son olarak koruyucu bir kutuda paketlenmesi gerekir.
|
KURUYEMİŞ ÜRÜNLER
| ÜRÜNLER HAKKINDA | Ayvacık ilçemizde geleneksel olarak üretilen Antep fıstığı, badem, ceviz, çam fıstığı,incir, kuru üzüm internet üzerinden yaygın alıcı bulabilmektedir. Ceviz ve Antep fıstığı kurutulmuş olarak satışının yanında, mevsiminde taze olarak da kolaylıkla paketlenip satılabilmektedir. Kuru incirin işlenmesinde yöremizde kekik gibi aromatik bitkilerin kullanılması ürünlerimize farklılık katmaktadır. |
| SUNUM ÖZELLİKLLERİ | Tüm ürünlerin paketlenmesinde ürünlerin görülebildiği kraft keseler idealdir. Yöremizde bandırılma adı verilen işlem yapılan incirler kutulara dizilmektedir. İncirin bu aşamada satış kutusuna dizilmesi uygun olacaktır. Ceviz ürünü kabuksuz olarak sunulduğunda ezilmelere karşı önlem alınmalıdır. Ayvacık ürünlerinin bir arada satıldığı ürün paketleri satış sunumunu çeşitlendirir. |
SİRKELER HAKKINDA
| ÜRÜNLER HAKKINDA | Sirkeler yalnızca sofralarda kullanımı ile değil, şifalı ürün olarak kullanımından, temizlik ürünü olarak kullanımına kadar çeşitli alanlarda kullanılmaktadır. Doğal özelliklerinin korunması için geleneksel yöntemler ile katkısız yapılması önemlidir. Üzüm, incir, elma, aluç, nar, armut, bal sirkeleri sunulabilir. Esas olarak şekerli her meyvenin sirkesi olmaktadır. |
| SUNUM ÖZELLİKLLERİ | Sirkeler için en uygun yöntem cam şişelerde hazırlanmasıdır. Ürünler ev yapımı özel ürünler olacağından 1 litreden az miktarlarda özel şişelerde hazırlanması uygundur. Ürünlerin içine şifalı özelliklerini geliştirmek ve aromalarını zenginleştirmek için aromatik bitkiler ekleme yöntemi, ürün niteliğini arttıracaktır. Organik ürün özelliği varsa, bu öne çıkartılmalıdır. |
BALIKÇILIK ÜRÜNLERİ HAKKINDA
| ÜRÜNLER HAKKINDA | İlçemizde geleneksel olarak işlenen ve işlenebilecek balık ürünleri e-ticarette yaygın yer bulur. Çanakkale ilimiz sardalye ürünü ile birlikte anılmaktadır. Sardalye genel olarak tuzlama olarak değerlendirilmektedir. Bununla birlikte çiroz, lakerda gibi ürünler internet satışında alıcı bulabilmektedir. Balıklar salamura işlendiği gibi karides gibi kabuklu ürünlerde işlenmektedir. |
| SUNUM ÖZELLİKLLERİ | Balıkçılık ürünleri genel olarak salamura olarak hazırlanır, gönderimde bozulma riski yoktur. Yine de mevsim şartlarına göre önlemler gerekebilir. Bununla birlikte, ürün gönderime hazırlanmadan önce zeytinyağı ile son bir işleme yapılarak paketlenebilir. Ürünlerin balıkçılık kooperatifi benzeri işletmeler tarafından üretilip sunulması avantajdır. |
ET ÜRÜNLERİ HAKKINDA
| ÜRÜNLER HAKKINDA | Ayvacık ilçemiz yerli ırk sığır varlığıyla organik et üretiminde ülkemizde öncü merkezlerdendir. Ayvacık kuzuları da yeme içme sektöründe bilinen bir değerdir. E-ticaret platformlarında kasap sucuğu, dana kavurma, kurutulmuş et gibi dayanıklı ürünler yoğun talep görmektedir. Köfte, el yapımı sosis gibi ürünler de uygun kargo şartları sağlanarak satışa sunulmaktadır. |
| SUNUM ÖZELLİKLLERİ | Kavurmalar pişirildikten sonra sıcak şekilde tenekelere ve ya sığır bağırsağı, fibrus suni kılıf gibi sucuk için de kullanılan malzemelere doldurulurlar. Mevsim koşullarına göre şartları belirlenerek sucuk ve kuru et dışındaki ürünlerin soğutucu ekipman ve yalıtımlı koliler ile müşteriye gönderilmesi gerekmektedir. Ürünlerin korunması için önce vakumlu paket hazırlanabilir. |
DOĞADAN ÜRÜNLER HAKKINDA
| ÜRÜNLER HAKKINDA | Ayvacık doğadan toplanan ürünler, özellikle otlar açısından zengindir. Arapsaçı (rezene), hindiba, şevketi bostan, ısırgan gibi otlar, kuzu göbeği ve melki mantarları, hünnap, davulgu, aluç gibi meyveler taze olarak toplanılmasının ardından kısa sürede müşteriye ulaştırılmak üzere sunulabilir. Kekik, defne gibi sağlam yapılı bitkiler taze gönderimde de bozulma riski olmayan ürünlerdir. |
| SUNUM ÖZELLİKLLERİ | Ürünler hızlı bir şekilde gönderilebilecek ise satış için tercih edilmelidir. Dokularının bozulmaması için yeterli genişliğe sahip hava alabilecek malzemeler içerisinde paketlenip gönderilmelidir. Ürünün özelliklerine göre ürünün hava ile temasını vakumlu paketler ile keserek göndermek iyi olacaktır. Hızlı kargo gönderimi sağlanmadığında ürün kusurlu olarak ulaşabilir. |
BİTKİ İŞLEME ÜRÜNLER HAKKINDA
| ÜRÜNLER HAKKINDA | Zeytin Yaprağı, kekik, kuşburnu, papatya, karabaş otu,rezene, ıhlamur, adaçayı, biberiye, nane,defne gibi bitkiler kurutulmuş doğal halleriyle bitki çayı olarak satışa sunulabilir. İlçemizde geleneksel olarak üretilen kekik suyu bir şifa ürünü olarak talep edilmektedir. Bitkilerin doğadaki formları korunarak bitki çayı olarak sunumu satışta avantajlıdır. |
| SUNUM ÖZELLİKLLERİ |
İçine yerleştirilen ürünlerin görülebildiği kraft pencereli keseler bitki çayı ve baharat paketlemek için idealdir. Evlerde üretilebilecek keten yada pamuk bezlerden keseler de paketleme için kullanılabilir. Ürünü özel ürün olarak kabul edecek müşteriler için Ayvacık bezinden demleme keseleri ile ürün sunumu yapılabilir. Ürünün ezilip bozulmaması için önlem alınmalıdır.
|
SABUNLAR HAKKINDA
| ÜRÜNLER HAKKINDA | Sıcak yöntem sabunun yöremizde geleneksel yöntemler ile üretilmesi, satışta değer katacaktır. Yöremizde sade ve defneli olarak üretilen sıcak yöntem sabun biberiye, lavanta, gül gibi kokulu ürünlerin yağları ile zenginleştirilebilir. Soğuk yöntem sabunda bitkiler ve kokulu yağlar dokularını korur. Soğuk yöntemde ürün çeşitlendirme daha kolaydır. |
| SUNUM ÖZELLİKLLERİ |
Sabun jüt kumaş ve keten bağlar ile sarılarak paketlenebilir. Çeşitli boyutlarda kraft kutularla da paketlenebilir. Ürünlerin kesimlerine dikkat etmek, çeşitlerine göre bitkiler ile süslemek, yapım aşamasında kokularının yoğun olması için yeterli miktar aromatik yağ kullanmak ürünün satış fiyatını yükseltecektir. Soğuk yöntem sabunlar fiyat ve talep avantajına sahiptir.
|
ŞİFALI YAĞLAR VE KREMLER HAKKINDA
| ÜRÜNLER HAKKINDA | Zeytinyağının kantaron, karabaş otu, gül, kudret narı gibi ürünler ile geleneksel yöntemle zenginleştirildiğinde oluşan yağlar şifalı yağ olarak sunulur. Bu yağlar masaj yağı olarak sunulduğunda ürüne ferahlatıcı aromatik yağlar da eklenebilir. Şifalı yağlar içinde uygun oran bal mumu eritilerek hazırlandığında krem ürün olarak sunulur. |
| SUNUM ÖZELLİKLLERİ |
Kremler için alüminyum kutular ve cam kavanoz çeşitleri kullanılmaktadır. Yağ ürünler genel olarak 100 ml, 200 ml gibi seçeneklerde paketlenerek fiyatlandırılmaktadır. Kremlerin özelliklerini koruması için hava almalarının önüne geçilmelidir. Yağların güneş ışığından korunması gerekir. Ürünler gönderilirken mutlaka satış kolisi içinde sabitlenmelidir.
|
SEPERTLER HAKKINDA
| ÜRÜNLER HAKKINDA | İlçemizde geleneksel olarak en yaygın şekilde hayıt ve kamıştan örülen sepetler sert dokuları ve dayanıklı yapılarıyla sepet dışında avize, kitaplık gibi ürünler olarak da sunulabilir. Sepet yöresel ürünlerin müşteriye ulaştırılması için iyi bir paketleme ürünü olarak değerlendirilebilir. Sepet ürününde meyve sepeti, ekmeklik ve piknik sepeti gibi ürünler yaygın olarak satıştadır. |
| SUNUM ÖZELLİKLLERİ | Ürünler satışa konulurken üretim süreleri hesaba katılarak bilgilendirme yapılabilir. Tasarımı belirli ürünler ile birlikte müşterilerin isteğine göre ürünlerin şekillendirilmesi için müşteri ile iletişimde kalınması uygun bir yol olacaktır. Ürünün ezilmelere karşı formu bozulacağından mutlaka yeterli genişliğe sahip koliler içinde sabitlenip korunarak gönderilmesi gerekir. |
SEPETLER İÇİN TASARIM ÖNERİLERİ
-
AYVACIK’TA ÖRÜLEN SEPETLER GIDA ÜRÜNLERİNİN SATIŞINDA PAKETLEME ÜRÜNÜ OLARAK KULLANILABİLİR.
Örneğin; Reçel sepeti, sabun sepeti, kışlık sepeti gibi ürün paketleri İlçede hazırlanan sepetler ile paketlenir.Bu şekilde ürünün niteliği artacaktır.
-
KİTAPLIK, ABAJUR, AVİZE, ÇAMAŞIR SEPETİ GİBİ ÇEŞİTLİ TASARIM ÜRÜNLER HAZIRLANABİLİR.
| ÜRÜNLER HAKKINDA | Yazma kenarına, havlu kenarına işlenen iğne veya tığ işi oyalar internet satış ürünü olarak alıcı bulmaktadır. Hesap işi yöremizde iyi örnekleri bulunan bir özel üründür. Ürünler geleneksel olarak kullanıldığından ilçemizde bir çok kadın tarafından kısa sürede üretilebilmektedir. Ürünlerin t-shirt gibi tekstil ürünlerine eklenerek yeni bir tasarımla sunumu yapılabilir. |
| SUNUM ÖZELLİKLLERİ |
Kenarına oyalar işlenmiş yazmalar geleneksel kullanımdan çok fular, bandana, bileklik aksesuar gibi çeşitlemeler ile sunulmalıdır. İlçemizde hesap işi adındaki iki tarafı da desen özelliklerini koruyan nakış, özel bir ürün olarak sunulmalıdır. Ürünlerin değerini arttırmak amacıyla ilçemizde üretilen bezler ve geleneksel motifler kullanılmalıdır.
|
HALI VE KİLİM DOKUMA HAKKINDA
| ÜRÜNLER HAKKINDA | İlçemizde farklı düğüm sayıları ve işçiliklerle üretilen halılar niteliklerine uygun olarak satışa sunulmalıdır. Düşük niteliklerde üretimlerde minder, heybe gibi ürünler üreterek sunulabilir. Halı dokumaları şişe kılıfı olarak hazırlanarak satışa sunulabilir. Yüksek kalitede halılar kalitelerini oluşturan nitelikleri ayrıntılı aktarılarak satışa sunulmalıdır. |
| SUNUM ÖZELLİKLLERİ | Niteliği yüksek halılar hızlı satış ürünü olarak değerlendirilmemelidir. Heybe, şişe kılıfı gibi ürünler üzerinde kullanılan motifler hakkında bilgilendirmeler ile satışa sunulmalıdır. Halıların gönderimde hasar görmemesi için destek malzemeleri sıkıca sarılması gerekir. Ürün hikayesini anlatan ve kullanım gereklerini belirten bilgilendirme notları sunuma eklenebilir. |
AYVACIK BEZİ DOKUMA HAKKINDA
| ÜRÜNLER HAKKINDA |
İlçemizde geleneksel olarak dokuma kumaştan ehram, gelin gömleği ve yağlık isimli ürünler özellikleri anlatılarak satışa sunulabilir. Gelin gömleği elbise olarak satışı için beden ölçüleri oluşturularak tasarlanabilir. Bez dokumalar, organik ip ve boyalar ile işlendiğinde; organik oyuncak, bebek bakım malzemesi gibi ürünler olarak sunuma uygundur.
|
| SUNUM ÖZELLİKLLERİ |
Ürünün yüksek niteliğine uygun fiyatlandırma ve sunum yapılmalıdır. Yoğun el emeği ve ürünün kendine özgü yapısı vurgulanmalıdır. Ürünlerin paketlenmesinde özen gösterilmelidir. Ürünler “nostaljik gelin çeyizi” gibi ürün grupları ile paketlenebilir. Dokunan bezler çarşaf ve nevresim takımı gibi ürünler ile birleştirilerek ürün çeşitlendirmesine gidilebilir.
|
AHŞAP OYMA HAKKINDA
| ÜRÜNLER HAKKINDA | İlçemizde geleneksel olarak hazırlanan tahta kaşıklar doğal ürünlere talebi olan insanlara sunulabilir. Bebek ürünlerinde plastik malzemelere alternatif ürün olarak ürün hazırlamak ürün geliştirmek için idealdir. Ahşap oymalar anahtarlık ve takı gibi aksesuar olarak sunulurken ucuz ürün olmaması için yöresel özellikleri öne çıkarılarak sunulması gereklidir. |
| SUNUM ÖZELLİKLLERİ | Ürünler dayanıklı olduğundan gönderimleri kolaydır. Satış sunumu için çoklu ürün paketleri oluşturmak avantajlı olacaktır. Gıda ürünleri ile birlikte satışta sepete eklenmesi beklenebilir. Oyma için seçilen ağacın özellikleri bilinmeli ve ürün satışında ayrıntılı bilgilendirme yapılabilmelidir. Takı ve aksesuar olarak sunumlarda ürünün simge değerinin olması avantajdır. |
TAKI SÜS AKSESUAR HAKKINDA
| ÜRÜNLER HAKKINDA |
Yazma kenarlarında kullanılan oyalar küpe,bileklik gibi aksesuarlara da dönüştürülerek sunulabilir. Keçeler de farklı yoğunluklarda sıkıştırılarak oyuncak ve süs eşyasına dönüştürülebilir. Kokulu taş, epoksi ve mum gibi ürünler kalıplar kullanılarak farklı tasarımlarda sunulabilir. Mumlar kokular ile zenginleştirildiğinde kolayca çeşitlendirilebilir.
|
| SUNUM ÖZELLİKLLERİ |
Epoksi malzemeler sert ve dayanıklı olmakla beraber tasarıma özel ince kenarları varsa kırılabilir.Kokulu taş, mum gibi ürünler gönderim için mutlaka sabitlenmeli ve korumaya alınmalıdır. Takı ve aksesuarların gönderimi için özel süslü paketlemeler yapmak avantajdır. Kokulu mumlar küçük kavanozlarda hazırlanabilir. Paketleme dahil tüm detaylar ürünün fiyatını arttıracaktır.
|
ÖRGÜ İŞLERİ HAKKINDA
| ÜRÜNLER HAKKINDA | Örgü ürünlerinde eldiven,bere gibi aksesuarların ilçemizdeki geleneksel motifler nakış edilerek sunulması ürünün değerini geliştirilebilir. Örgüler zararlı madde içermeyen oyuncak hazırlanmasında kullanılmalıdır. İlçemizde geleneksel olarak örülen çoraplar satışa sunulmalıdır. Çorap örgülerinde kullanılan geleneksel motiflerin diğer ürünlere de taşınmalıdır. |
| SUNUM ÖZELLİKLLERİ | Ürünler satışa sunulurken hazırlama süre hesap edilerek teslim vakti bilgilendirilmesi yapılabilir. Ürünlerin formunun bozulmaması için sağlam bir kutuyla paketleme ve ürünü sabitleme ideal olacaktır. Yöresel ve geleneksel özelliklere sahip çorap gibi ürünler, yöresel özellikleri bulunan bohça gibi ürünlerle sarılarak paketlenebilir. |
GERİ DÖNÜŞÜM VE DEĞERLENDİRME HAKKINDA
| ÜRÜNLER HAKKINDA | Tekstil ürünlerin geri dönüşümünde kırkyama ürünleri e-ticarette yaygın satılmaktadır. Bununla birlikte yöremizde dokuma tezgahlarında yine tekstil parçalarından kilimler de dokunmaktadır. Doğadan toplanacak kozalaklar, mersin, defne dalları gibi yapısını koruyabilen dallar boyanarak ve ya sade halleriyle süsleme eşyası olarak satışa sunulabilir. |
| SUNUM ÖZELLİKLLERİ |
Süs eşyalarının gönderiminde eşyanın kırılmaması için sabitlenmesi gereklidir. Tekstil ürünü dokusunda olan ürünler için parçalanmayacak paketle paketleme yapmak yeterlidir. Ürünlerin hazırlanış hikayelerinden notları ürüne iliştirmek, üreticinin ismiyle markalamak ürünün değerine olumlu katkı yapacaktır. Ürünler hediyelik olarak gönderilmeye uygun paketlenebilir.
|

